LÖSEV için yapılacak çok şey var
8 Kasım LÖSEV’in kuruluşunun yıl dönümü. Türkiye’de her yıl 2-8 Kasım Lösemili çocuklar farkındalık haftası olarak kutlanıyor. Farklı etkinliklerle hastalığa ve hastalara dikkat çeken LÖSEV’in Bursa İl Koordinatör Yardımcısı Aslı Sakarya’yla konuştuk.
Aslında her
zaman farkındalığımızın olduğu lösemili çocuklar haftasında etkinlikleriniz
başladı. İlgi nasıl?
Evet,
farkındalığın en üst seviyede olduğu haftadayız. Protokol ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz,
özel ve kamu kurumlarımızda LÖSEV bilgi seminerlerini hayata geçiriyoruz.
Etkinliklerimiz, şenliklerimiz tüm hızıyla devam ediyor. Ne mutlu bize ki,
büyük ilgi görüyoruz.
Okuyucularıma
LÖSEV’i daha yakından tanıtmak istiyorum. Biraz bahseder misiniz?
LÖSEV olarak 24
yıldır lösemili çocuklar başta olmak üzere, tüm kanser hastalarına hizmet
vermeye devam ediyoruz. Lösemili Çocuklar Vakfı’nın kuruluş amacı aslında bu.
Lösemili hastalara ve ailelerine yardımcı olabilmek istiyoruz. Lösemi daha çok
çocukluk çağı kanseri arasında en sık görülen kanser türü. Çok yıpratıcı ve
pahalı bir tedavisi var. Biz de vakıf olarak bu süreçte tüm hastalara gerek
maddi gerekse manevi olarak yardımcı olmaya çalışıyoruz. 8 Kasım’da 25.ci yıl
doluyor. Lösemi iyileşebilen bir hastalık. Bu algıyı da LÖSEV’le birlikte ülke
tanıdı. Lösemiyi tanımamızla birlikte artık daha bilinçli bir tedavi süreci
gerçekleştirilebiliyor.
Tedavi süreci
ortalama ne kadar?
3 ila 3 buçuk
yıl kadar sürebiliyor. Teşhis konulduktan sonra zaten ilk aylar hastanede
geçiyor. Bu süreç sadece hastayı değil aileyi de çok yıpratıyor. Aile
birliğinin zarar gördüğü zamanlar olabiliyor. Düşünsenize anne hastanede hasta
çocukla ilgileniyor, baba tedavinin masraflarını karşılamak için gece-gündüz
çalışıyor. Diğer çocukların da ilgiye ihtiyacı var! Gerçekten zorlu bir süreç.
Hem evladını kaybetme korkusu, hem maddi imkansızlıklar üst üste gelince aile
birliği büyük zarar görebiliyor. Biz de işte tam bu noktada devreye giriyoruz.
Her ne kadar kemoterapi
tedavisi ücretsiz ve devlet tarafından karşılanıyor olsa da bu süreçte sadece
kemoterapi yapılmıyor. Çocuğun öz bakımları, beslenmeleri çok önemli. Çocuğun
stabil bir ortamda bulunması, her gün mutlaka ortamın stabilize edilmesi,
yediklerinin protein ve kırmızı et ağırlıklı olması, toplu taşıma araçları
kullanamaması, nemli ve rutubetli olmaması gibi çevresel faktörler var.
Bunların sağlanması noktasında da yardımcı oluyoruz.
Şu anda kaç
hastanız var?
Türkiye’de
LÖSEV’e kayıtlı 70 bin civarında, Bursa’da ise 3 bin 500’e yakın kayıtlı
hastamız var.
Peki
hastalara nasıl ulaşıyorsunuz, ya da size nasıl başvuru yapabilirler, iletişime
geçme konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?
Tabi ki oturup,
hastaların bize gelesini beklemiyoruz. Hastalar nerededir, hastanede. Düzenli
olarak hastaneleri ziyaret ediyoruz. Yakınlarıyla tanışıyoruz, kendimizi
tanıtıyoruz. Vakfın yardımlarından bahsediyoruz. Kayıt olduklarında maddi ve
manevi destekleri anlatıyoruz. Ayrıca, diğer hasta çocuklarının anneleri
vasıtasıyla LÖSEV’den haberdar olup, bize kayıt yaptırmaya gelenler de oluyor.
Eczanelere, muhtarlara, belediyelere ziyaretlerde bulunarak bilgilendirmeler
yapıyoruz ve bize yönlendirmelerini istiyoruz.
Karşılığında
hiçbir şey istemiyor musunuz?
Biz sadece
çocukları ve tüm kanser hastalarını hayatta tutma çabası içerisindeyiz. Bırakın
onlardan bir şeyler istemeyi üstüne bir şeyler vermek için çaba sarf ediyoruz.
Amaç tamamen çocuğun hayata tutunmasını sağlamak. Tabi bu süreç içerisinde de
ailenin tüm ihtiyaçlarını gidermek, gidermeye çalışmak. Bu zorlu süreçte
ailenin elinden tutarak birlikte yürüyebilmek, onlara yol arkadaşlığı yapmak.
Şüpheleri
ortadan kaldırmak için soruyorum. Çocuklar iyileştikten sonra bu sefer aileler
size mecbur mu yardım etmeye?
Tabi ki hayır!..
Şartlı bir ayrım
söz konusu değil. LÖSEV, hastayı kayıt alına alıp yardım götürürken, sağlığına
kavuştuktan sonra ailelere herhangi bir anlamda zorlama yok. Birçok aile zaten
evladı bu mücadeleyi verdikten sonra bizden daha fazla LÖSEV gönüllüsü oluyor.
Bu süreçleri atlattığı için bu saatten sonra neler yapabileceğini kendisi
soruyor. Kendileri gönülden ve koşarak yanımıza geliyorlar. Ama bizim vakıf
olarak ailelerimizden beklentimiz yok. Biz onlara şunu beyan ediyoruz. ‘Siz de
bizim için çok kıymetlisiniz.’
LÖSEV ailesi
olarak eski hastalarımızla bağımızı koparmıyoruz. İyileşmiş çocuklardan oluşan
bir gençlik komitesi var. Bu gençlik komitesindeki çocuklara şu anda bir dizi
etkinlik yapıyoruz. Hastanede tedavisi devam eden çocuklara onlarla birlikte
gidiyoruz. Hasta çocuklar da kendisinden önce iyileşmiş olarak bulunması hem
ailesi için hem de çocuk için inanılmaz bir motivasyon kaynağı. Bu anlamda
böyle destekler alıyoruz. Biz büyük bir Lösev ailesiyiz. Biz hiçbir zaman
sadece hastayı ele almıyoruz. Hastamızın ailesini ele alarak yola çıkıyoruz. Bu
süreçte birey hastalanmıyor, aile hastalanıyor. Lösemiyle yolculuk diye bir
projemiz var. Psikoloğumuzla, doktorumuzla bu süreçle nasıl baş etmeleri
gerektiğini çok daha detaylı ve özel olarak aktarıyoruz. Bu aileler için o
kadar rahatlatıcı bir yöntem ki…
Sizin destek
verdiğiniz aileler, aslında sizin süzgecinizden geçen ve sosyal yardıma muhtaç
ailelerdir. Bu konuda belediyelerle iş birliği yapılıyor mu?
Tabi Tabi… Hatta o konuda biz hastaları
yönlendiriyoruz. Hastaların birçoğu maalesef hasta haklarından haberi yok. Yaşadıkları
o zorlu süreçte de hiç aklına gelmiyor bu destekler. Biz gerekli
yönlendirmeleri de yapıyoruz. Hasta hakları konusunda bilgilendiriyoruz, yardım
kuruluşlarına yönlendirebiliyoruz. Sonuçta LÖSEV’den alınan yardımlar diğer
kurumlardan alınacak yardımlara engel değil.
Bağış
konusuna gelmek istiyorum. Nasıl kabul ediyorsunuz, maddi yardımda
bulunamayanlar LÖSEV için neler yapabilir?
Aslında çok şey
yapabilir. Yeter ki insanla bu noktada kendilerine ket vurmasınlar. İnsanlar,
‘maddi yardım yapabilirsem yaparım, yapamazsam faydam olmaz’ şeklinde
düşünüyor. Oysa LÖSEV’in herkese ihtiyaç duyabilir.
Öncelikle
LÖSEV’i yakından tanıyarak, çevresine LÖSEV hakkında bilgilendirmede
bulunabilir. Hepimizin bir sosyal medyası var. Oradan takip edebilir.
Duyurularımızı paylaşabilir. Fiziksel olarak gelip çalışmalarda gönüllü
olabilir. Mesela hastalarımızın çoğunlukla kırmızı kana ihtiyacı oluyor, bu
noktada herkesten yardım alabiliyoruz. Çalıştığınız kurumda LÖSEV gönüllüsü
olarak aramızdaki köprüyü oluşturabilir ve iletişime geçmemizi
sağlayabilirsiniz. LSV Dükkan markasının çalıştığı kurumda stant açmasına aracı
olabilir. Çocukların etkinliklerine katılarak, ablalık veya abilik yapılabilir.
Herkesin yapabileceği çok şey var.
Bağışın alt veya
üst limiti yok. Ama LÖSEV bağış toplayan bir kurum değil, bağış kabul eden bir
kurum. Nakdi yardım yapmak isteyenler, buradan makbuz karşılığında bağışta
bulunabilir. https://www.losev.org.tr/v6/bagis linkine tıklayarak direkt olarak bağışta
bulunabilir. Veya 3406’ya bir SMS atarak 50 TL bağışta bulunabilir. Bunların
hepsi yasal ve resmi yol.
Bir de
sonrası var tabi. Bağışların yerine ulaştığından nasıl emin olabiliriz?
Çok doğru bir
noktaya değindiniz. Lütfen yaptığınız bağışların takipçisi olun. Bu sadece
LÖSEV için geçerli değil, tüm STK’lar için geçerli. Bağış gerçekte kalpten
yapılan bir şey. İnsanların iyi niyetiyle kendisine harcayacağı paradan size
bir miktar ayırıyor. Niyetin karşılığını bulması çok önemli. Bağışlar bize
emanet. LÖSEV aldığı bağışları kuruşu kuruşuna yazan, nereye ne kadar nakdi
yardım yaptığını kuruşu kuruşuna yazan bir kurum. Tam şeffaflık bizim kırmızı
çizgimiz. Zaten bu nedenle 24 yıldır en güvenilir kurumlardan biri.
Son olarak bağış
hediyesi uygulamanız var mı?
Elbette.
LSV Dükkan
markası adı altında lösemili çocukların annelerinin atölyede ürettiği el
emekleri var. Yüzlerce ürün LSV Dükkan’da satılıyor. Oradan aldığınız bir
ürünle hasta çocuğumuza ve ailesine destek olmuş olacaksınız. Hem de annemizin
emeğinin değer bulmasını sağlamış olacaksınız.
Ayrıca bir de
yaşam sertifikası düzenliyoruz. Evlilik yıl dönümü olabilir, doğum günü
olabilir veya başka bir şey olur. Adınıza düzenlenen yaşam sertifikasında
“Doğum gününüzü kutlamak için lösemili bir çocuğun gülümsemesinden daha değerli
bir hediye bulamadık ve sizin adınıza LÖSEV’e bağışta bulunduk” mesajıyla
gönderiyoruz. Bundan daha güzel bir hediye olabileceğini düşünemiyorum. O
sertifikayla bir çocuğu daha hayata bağlamış oluyorsunuz.
****
Samimi bir
görüşmeydi…
Sanırım bu
yazıyı okuyanların aklında LÖSEV’e destek olmak için şüphe kalmamıştır…
06.11.2022 - Nöbetçi Gazete
Yorumlar
Yorum Gönder