Bursa, İstanbul’dan planlanıyor!
Bursa’nın hep üvey evlat konumu vardır.
Ankara’da
bir lobisi oluşmamış ve yatırımlardan yeterli payı alamamıştır güzel
Bursa’mız…
Bu da
tabi ki Bursa muhalefeti açısından da gayet doğru bir siyasi hamle
olarak kullanılıyor her defasında…
Haksızlar
mı?
2012
yılında yapımına başlanan Yüksek Hızlı Tren Hattı, sırasıyla 2015, 2017, 2018,
2020, 2022 ve son olarak da 2023’te bitirilecekti sözde…
Ama
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Bursa’ya son gelişinde bitiş
tarihini 2024’ün sonuna doğru olduğunu açıkladı… Bir iki yıl sonra da Hedef:
2051 derlerse şaşırmam…
Bunun
gibi birçok örnek sayılabilir.
***
Halbuki
mevcut iktidarın parti olarak yönetebildiği ‘en büyük’ Büyükşehir Belediyesi
Bursa…
Ayrıca
AK Partili belediyeler bütçeden daha fazla pay alıyor söylentisi de var…
***
Bursa
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, geçen hafta CNN Türk’te çıktığı canlı
yayında Hakan Çelik’in, “AK Partili belediyeler bütçeden daha mı fazla pay
alıyorlar?” sorusunu. “Bursa bu konuda mağdur durumdadır” diyerek
cevapladı.
Ve
Bursa’nın mağduriyetini şöyle açıkladı:
“Bir
belediye, nüfus ve yüz ölçümüne göre merkezi bütçeden pay alır. Bursa yüz
ölçümü olarak İstanbul’dan 2 kat büyük. İstanbul ise nüfus açısından Bursa’nın
5 kat daha fazla. Normalde İstanbul’un geliri Bursa’nın gelirinden 2 kat fazla
olması gerekirken, şu anda 8-9 kat daha fazla. Bunun sebebi ne?
Bursa’da
fabrikalar var ama şirket merkezleri İstanbul’da. Yani vergiler Bursa’dan değil
İstanbul’dan ödeniyor.
Büyükşehir
belediyelerinde 2 kalem vergi geliri var. Bir vergi payı, bir de iller bankası
payı var.
Böyle
sıralandığında İstanbul 30 Büyükşehir sıralandığında vergi payında 2.ci sırada
Bursa Büyükşehir Belediyesi ise 22.ci sırada.”
***
Peki
neden böyle sizce?
Biliyorsunuz
ki, Bursa’nın ana yasası kabul edilmesi istenen 2040 şehir planı çıkartılıyor.
Aslında
bu plan şehrin ilerleyeceği yol haritası demek!..
Biz
bugün her ne kadar şehrin Bursa’da planlandığını düşünsek de aslında Bundan
15 yıl önce İstanbul’dan planlanmıştı bile.
1/
100 bin ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nı hiç incelediniz mi?
Buraya
direkt olarak linkini bırakıyorum…
2004
yılında protokolü imzalanan ve 2008 yılında bitirilen bu şehir planı aslında
sadece İstanbul’u değil, tüm Marmara bölgesini ilgilendiriyor.
Çünkü
plana göre İstanbul sadece hizmet şehri olacaktı.
Peki
bugüne kadar İstanbul’u büyüten, milyonlarca göç almasını sağlayan fabrikalar
nereye gidiyor?
13.cü
sayfaya baktığınızda göreceksiniz…
Sanayi;
Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Tekirdağ ve Bursa’ya kaydırılmış
durumda.
Kırklareli,
Edirne, Çanakkale, Balıkesir
ise tarım şehri olacak. Deniz kenarları ve Gelibolu’nun da turizm
geliştirme bölgesi olduğunu göreceksiniz.
Peki
İstanbul’dan ne olunacağına karar verilen Bursa’nın tüm kirli sanayiyi içine
almasına neden kimse itiraz etmedi?
İstanbul’un
yükünün çevre illere dağıtılması için planlanan bu haritada Bursalılar neden
sanayiye boğulmak zorunda kalmış?
***
Şimdi
durup bir düşünelim…
Tüm
Marmara Bölgesini çevreleyen bir otoyol var değil mi?
Osmangazi
köprüsü ve Çanakkale
köprüsüyle bu otoyol tamamlandı.
Son
günlerde Bursa’da en fazla tartışılan yerlerden biri neresi?
TEKNOSAB…
TEKNOSAB’ın
coğrafi konumuna bakalım…
Otoyolun
dibinde, şehrin bilmem kaç kilometre dışında, köylülerin tarım arazilerine kurulmak
üzere…
Tüm
Marmara bölgesini çevreleyen ve İzmir’e kadar uzanan, şimdilerde ise
Antalya-Alanya-Aydın otoyolun açılması bekleniyor ki, bu bağlantıyla
İstanbul’dan Antalya’ya kadar kesintisiz bir şekilde gidilebilecek gibi
görülüyor.
Aslında
herke bu otoyolların vatandaşlar için yapıldığını düşünür fakat asıl kazançlı
olan bu ulaşım ağı; tam anlamıyla merkez üssü olan İstanbullu ofislere, üretim
üssü olan Tekirdağ, Kocaeli, Adapazarı ve Bursa’ya, lojistik ve liman
üssü olan İzmir’e ve turizm üssü olan Antalya’ya kesintisiz ulaşım
için yapılmaktadır.
***
Neyse
Bursa’ya ve TEKNOSAB’a dönecek olursak; biliyorsunuz ki yapımı adeta yılan
hikayesine dönen Yüksek Hızlı Tren var…
Bu
tren hattı aynı zamanda yük ulaşımında da önemli bir rol üstlenecek.
Tabi
bunun bir ayağı da Bandırma, Karacabey olacak…
Peki
TEKNOSAB nerede?
***
Şimdi
gelelim Bursa’nın büyüme yönüne…
Nilüfer’in açık gelişim bölgesi olması
artık su götürmez bir gerçek.
Ama
büyüyen şehir Görükle’de kalmıyor.
Karacabey’e
doğru akmaya başladı.
Aynı
zamanda Karacabey’den de Bursa’ya doğru bir büyüme söz konusu.
Yani
aslında önlem alınmazsa daha TEKNOSAB tamamlanmadan yine şehir içinde
kalacak. Ve bu sefer, 50 – 60 yıl sonra değil, çok yakın bir zamanda TEKNOSAB’ın
etrafı yapılarla dolacak.
Uydu-kent
adı altında TOKİ tarafından ilk plan hazırlandı bile… Dar gelirliyi ev sahibi
yapmayı düşünülen ülke genelindeki 250 bin yapının Bursa’ya düşen paydan en
fazla Karacabey’de TEKNOSAB yakınları yararlanacak…
Umalım
ki, bu yapılar planlı ve tarım arazilerinin olmadığı bölgelerde olsun.
Fakat,
Bursa’nın göç politikası olmadığı için şu anda ülkenin doğusundan gelen
nüfus akışı azalmış durumda. Ancak çok yakın bir zamanda sadece ülkenin
doğusundan değil, batısından da göç almaya başlayacak.
Çünkü
iş kapıları teker teker açılmış olacak.
***
İstanbul
neden kirli sanayiyi Bursa’ya kaydırmak istedi sizce?
Avrupa
nasıl ki, Türkiye’nin ucuz iş gücünden, yer altı ve yer üstü kaynaklarından,
havasından, suyundan yararlanıyorsa, İstanbul’da aynı nedenlerden dolayı
Bursa’dan yararlanmayı planlamış 15 yıl önce…
Demiş
ki, Bursa üretsin, biz kazanalım…
Bursa,
üretirken suyunu tüketiyor, toprağını tüketiyor, oksijenini yani havasını
tüketiyor, tarım arazilerini ve tarımını tüketiyor, hatta son olarak Uludağ’ını
bile tüketme kararı aldı… Ama kazancın hepsi İstanbul’a akıyor.
Hizmet
İstanbul’a akıyor!..
***
Şimdi
söyleyin sizin hala 2040 1/ 100 bin ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı’ndan
umudunuz var mı?
Bursa’nın
kaderi çoktan yazılmış bile!..
10.01.2023 - Nöbetçi Gazete
Yorumlar
Yorum Gönder